Alp ÇAL Avukat / Arabulucu / Ortak
Hakan GÜNDEŞ Kıdemli Avukat
[email protected]
01 Ekim 2026
A-
A+
Anayasa Mahkemesi (“AYM”), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (“TMK”) yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna karar verdi.
4 Haziran 2026 tarihli ve E. 2025/156, K. 2026/131 sayılı karar, 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. İptal hükmü ise kararın yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Buna göre mevcut düzenleme, öncesinde yeni bir düzenleme yapılmadığı sürece, 30 Haziran 2027 tarihine kadar uygulanmaya devam edecek.
Mevcut düzenleme ne öngörüyordu?
TMK’nın 175. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek taraf, kusurunun diğer eşten daha ağır olmaması koşuluyla, diğer tarafın mali gücü oranında “süresiz olarak” yoksulluk nafakası talep edebiliyordu. AYM’nin kararı, yoksulluk nafakasının kendisini değil sadece maddedeki “süresiz olarak” ifadesini iptal ediyor.
AYM neden iptal kararı verdi?
AYM’nin değerlendirmesinde temel sorun, yoksulluk nafakasının herhangi bir süre sınırlamasına tabi tutulmaksızın devam edebilmesine imkan tanıyan mevcut yapının, nafaka yükümlüsü bakımından öngörülebilirlik ve ölçülülük bakımından doğurabileceği sonuçlar oldu. Mahkeme, boşanmanın ardından taraflar arasındaki ekonomik bağın belirsiz bir süre boyunca devam edebilmesinin kişilerin maddi ve manevi varlıklarını geliştirme hakkı bakımından önemli bir sınırlama oluşturduğunu değerlendirdi.
Bununla birlikte AYM, yoksulluk nafakasının sosyal ve ekonomik açıdan daha zayıf durumda bulunan boşanmış eşin korunmasına yönelik meşru bir amaca hizmet ettiğini de kararda kabul ediyor. Dolayısıyla karar, yoksulluk nafakasının kendisinde değil ancak süresiz olmasının Anayasa’ya aykırı olduğu noktasındadır.
“Süresiz nafaka kaldırıldı” demek doğru mu?
Bugün itibarıyla bu soruya evet demek mümkün değil. Kararın yayımlanmış olması, “süresiz nafakanın” 30 Eylül 2026 tarihinde derhal sona erdiği anlamına gelmiyor. AYM, iptal kararının yürürlüğe girişini dokuz ay erteledi. Bu nedenle TMK m.175’te yer alan mevcut hüküm, 30 Haziran 2027 tarihine kadar yürürlükte kalmaya devam edecek. Dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinin, AYM tarafından belirlenen 9 aylık erteleme süresi içinde yoksulluk nafakasının süresine ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapması beklenmektedir.
Yeni düzenlemenin nasıl olacağı beklenmektedir?
AYM kararı, kanun koyucuya belirli bir süreyi zorunlu olarak dayatmamaktadır. Başka bir ifadeyle karar, bundan sonra yoksulluk nafakasının örneğin “en fazla beş yıl” veya “evlilik süresi kadar” verileceği anlamına gelmiyor.
Kanun koyucunun farklı modeller benimsemesi mümkün. Örneğin yeni sistemde;
gibi somut olayın özelliklerinin dikkate alınması suretiyle nafakanın süresinin hakim tarafından belirlenmesine imkan tanınabilir. Ancak hangi modelin benimseneceği, yapılacak yeni yasal düzenleme sonrasında kesinleşeceğini belirtmek isteriz.
Mevcut nafaka kararları otomatik olarak sona erecek mi?
Hayır. AYM’nin kararı, halihazırda verilmiş bütün yoksulluk nafakası kararlarının 30 Haziran 2027 tarihinde kendiliğinden sona ereceği şeklinde yorumlanmamalıdır. Zira Anayasa’nın 153. maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesinin iptal kararları geriye dönük düzenlemelere ve bunlara bağlı işlemlere karşı bir hüküm doğurmaz. Bunun yanında mevcut nafaka yükümlülüklerinin yeni dönemde hangi koşullarda devam edeceği, değiştirilebileceği veya sona erdirilebileceği konusunda yapılacak yeni kanuni düzenlemenin içeriği önem taşıyacağını belirtmekte fayda bulunmaktadır. Bu nedenle özellikle mevcut nafaka kararları bakımından, yeni düzenleme yapılmadan bugünden kesin ve genel bir sonuç çıkarmak mümkün değil.
Bundan sonra ne olacak?
Karar bakımından en önemli tarih 30 Haziran 2027. Bu tarihe kadar mevcut TMK m.175 uygulanmaya devam edecek. TBMM’nin bu tarihten önce yeni bir düzenleme yapması halinde ise yoksulluk nafakasına ilişkin yeni sistem, ilgili düzenlemenin yürürlük hükümleri doğrultusunda şekillenecektir. Dolayısıyla önümüzdeki dönemde özellikle; yeni kanuni düzenlemenin kapsamı, nafakanın süresinin hangi kriterlere göre belirleneceği, mevcut nafaka kararlarına ilişkin geçiş hükümleri ve devam eden boşanma ve nafaka davalarına yeni düzenlemenin nasıl uygulanacağı yakından takip edilmesi gereken başlıca konular olacağını belirtmek isteriz.
Sonuç
AYM’nin kararı, yoksulluk nafakasını kaldırmıyor; ancak Türk aile hukukunda uzun süredir tartışılan süresiz yoksulluk nafakası sisteminin yeniden düzenlenmesinin önünü açıyor. Şu aşamada mevcut sistem yürürlükte, asıl değişikliğin kapsamı ise kanun koyucunun önümüzdeki dokuz aylık süreçte yapacağı düzenlemeyle netleşecektir. Bu nedenle gerek devam eden boşanma ve nafaka davaları gerek halihazırda hükmedilmiş yoksulluk nafakaları bakımından gelişmelerin somut olay özelinde değerlendirilmesi önem taşımaktadır.
Kararın tam metni için tıklayınız:
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2026/09/20260930-4.pdf
Yayınlara dön