A-

A+

Çok Uluslu Şirketler İçin Türkiye’de Yeni Dönem: “Nitelikli Hizmet Merkezi” Kavramı ve Vergi Teşvikleri

4 Haziran 2026 tarihli ve 33270 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7582 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ("Değişiklik Kanunu") ile yatırım mevzuatımızda önemli güncellemeler yapıldı. Bu torba kanun kapsamında öne çıkan en dikkat çekici adımlardan biri, 4875 sayılı Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na (“Kanun”) “nitelikli hizmet merkezi” kavramının eklenmesi oldu.

Nitelikli Hizmet Merkezi Nedir ve Hangi Faaliyetleri Kapsar?

Kanun'a eklenen yeni düzenleme uyarınca “nitelikli hizmet merkezi”; küresel ölçekte faaliyet gösteren şirket gruplarına hizmet sunmak amacıyla kurgulanmış sermaye şirketlerini ifade ediyor. Bir şirketin bu kapsamda nitelendirilebilmesi için şu iki temel şartı bir arada taşıması gerekmektedir:

  • En az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet gösteren ilişkili şirketlere veya şirketler topluluğuna hizmet sunmak,
  • Yıllık hasılatının en az %80’ini yurt dışındaki bu ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde etmek.

Kanun’da, bu merkezlerin yürütebileceği faaliyetler iki ana başlık altında oldukça geniş tutulmuş durumda:

  1. Doğrudan Sunulabilecek Hizmetler ve Yönetimi: Finansal danışmanlık, stratejik yönetim danışmanlığı, risk yönetimi, nakit ve likidite yönetimi, fonlama ve borçlanma işlemleri, yatırım ve sermaye yapısı planlaması, bütçeleme, finansal raporlama ve analiz, uluslararası muhasebe ve uyum, denetim, dijital dönüşüm ve teknoloji danışmanlığı, yatırım ve veri analizi, hukuk danışmanlığı, tanıtım, marka yönetimi, insan kaynakları ve eğitim hizmetleri.
  2. Koordinasyon ve Yönetimi Sağlanabilecek Faaliyetler: Satış, satış sonrası destek, teknik destek, araştırma ve geliştirme (AR-GE), dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi ve laboratuvar hizmetleri gibi süreçlerin doğrudan ifası yerine, bunlara ilişkin operasyonel koordinasyon ve yönetim hizmetleri.

Hukuk Danışmanlığında "1136 Sayılı Avukatlık Kanunu" Güvencesi

Düzenlemenin hukuk camiasını yakından ilgilendiren en kritik boyutu ise hukuk hizmetlerine getirilen özel sınırlandırma oldu. Kanun metnine yapılan eklemeye göre, çok uluslu şirketlerin nitelikli hizmet merkezleri üzerinden yürüteceği faaliyetlerde, yurt içi faaliyetlere veya doğrudan Türk hukukuna yönelik sunulacak hukuk danışmanlığı hizmetleri, yalnızca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu kapsamında yetkilendirilmiş avukatlar veya avukat ortaklıkları tarafından sunulabilecek. Bu kural, yabancı yatırımların önünü açarken avukatlık tekelinin ve mesleki standartların korunmasını teminat altına alıyor.

Yeni Teşvikler: Kurumlar ve Gelir Vergisinde Ciddi Avantajlar

Değişiklik Kanun’u, "nitelikli hizmet merkezi" kurgusunu sadece tanımlamakla kalmıyor; bu merkezlerin fiilen kurulmasını teşvik etmek amacıyla çok uluslu şirketlere doğrudan ve güçlü mali avantajlar sunuyor:

  • Kurumlar Vergisi Teşviki: Nitelikli hizmet merkezi olarak faaliyet gösteren kurumların, münhasıran bu faaliyetlerinden yurt dışından elde ettikleri kazançların %95’i, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında kurumlar vergisinden istisna edildi. Merkezlerin, İstanbul Finans Merkezi'nde (“İFM”) veya Cumhurbaşkanınca uygun bulunan endüstri bölgelerinde kurulması halinde ise bu indirim %100 olarak uygulanacak. Üstelik bu istisna, merkezin faaliyete geçtiği dönemden itibaren tam 20 hesap dönemi boyunca geçerli olacak.
  • Gelir Vergisi Teşviki: Nitelikli hizmet merkezlerinde istihdam edilecek nitelikli personelin ücretlerinin, brüt asgari ücretin üç katına kadar olan kısmı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu uyarınca gelir vergisinden istisna tutuldu. Tıpkı kurumlar vergisinde olduğu gibi, merkezlerin İFM'de veya belirlenen endüstri bölgelerinde yer alması halinde bu istisna sınırı asgari ücretin beş katına kadar çıkabiliyor.