Selen İBRAHİMOĞLU GÜREŞ Avukat / Yönetici Ortak
Begüm Selin SÖNMEZ Yasal Stajyer
[email protected]
24 Mart 2026
A-
A+
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun (“Kurul”) 18 Şubat 2026 tarihli ve 2026/347 sayılı ilke kararı, 24 Mart 2026 tarihli ve 33203 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
"Veri Sorumluları Tarafından Açık Rıza ve Aydınlatma Metinlerinin Ayrı Ayrı Düzenlenmesi Gerektiği Hakkında İlke Kararı" başlıklı bu düzenleme, uygulamada sıkça karşılaşılan ve hukuki sakıncalar barındıran iç içe geçmiş onay mekanizmalarını kesin olarak yasaklamaktadır. Bu kararla birlikte, aydınlatma yükümlülüğü ve açık rıza kavramlarının birbirinden tamamen bağımsız olarak ele alınması zorunluluğu net bir şekilde vurgulanmıştır.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ("Kanun") uyarınca açık rıza; "belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rıza" olarak tanımlanmaktadır. Kanun’un 10. maddesinde düzenlenen aydınlatma yükümlülüğü ise; “veri sorumlusunun, veri işleme faaliyetinden önce ilgili kişiyi bilgilendirmesini gerektiren, herhangi bir şarta veya onaya bağlanamayacak tek taraflı kanuni bir yükümlülüktür”. Kurul, yayımladığı bu yeni ilke kararı ile her iki kavramın hukuki niteliğindeki temel farklara dikkat çekerek, bu metinlerin içerik ve sunum açısından birleştirilemeyeceğini hüküm altına almıştır.
Karar metninde, Kurul’a intikal eden ihbarlar doğrultusunda uygulamada tespit edilen temel hukuka aykırılıklar ve sıkça düşülen hatalar açıkça sıralanmıştır. Kurul, veri sorumlularının mevzuattaki yükümlülüklerini yerine getirirken sıklıkla şekilci bir yaklaşımla hareket ettiklerini ve ilgili kişinin iradesini sakatlayan uygulamalara başvurduklarını tespit etmiştir.
Yeni düzenleme gereğince, açık rıza ve aydınlatma metinleri aynı dijital platformda, web sayfasında veya aynı fiziki evrak üzerinde yer alacak olsa dahi, mutlaka farklı başlıklar altında ve tamamen bağımsız onay mekanizmalarıyla sunulmalıdır. İlke kararında dikkat çekilen ve uygulamada sıkça yapılan başlıca hatalar şunlardır:
Kurul, veri sorumlularına rehberlik etmesi amacıyla ilke kararının ekinde "İyi Uygulama Şablonu" ve "Kötü Uygulama Şablonu" örneklerine yer vermiştir. Kararda yer alan "Açık rıza metinleri ile aydınlatma metinlerinin iç içe geçirilmesi, açık rızanın unsurlarından olan belirli bir konuya ilişkin olma ve özgür iradeyle açıklanma kriterlerini sakatlamaktadır" ifadesi doğrultusunda şu standartlar getirilmiştir:
Yapılan bu değerlendirmelerin sonucunda Kurul; veri sorumlularının aydınlatma yükümlülüğünü kişisel veri işlenmeye başlamadan önce mutlak surette yerine getirmesi, açık rızayı ise yalnızca Kanun'da sayılan diğer işleme şartlarının bulunmadığı gerekli durumlarda ve tamamen ayrı bir hukuki işlem olarak alması gerektiği konusunda oy birliğiyle ilke kararı almıştır. Ayrıca, bu kurallara uymayarak mevzuata aykırı şekilde iç içe geçmiş metinler kullanan, kopyala-yapıştır yöntemini sürdüren veya onaya bağlanmış aydınlatma beyanları dayatan veri sorumluları hakkında Kanun’un 18. maddesine göre ağır idari yaptırımlar uygulanacağı kamuoyuna duyurulmuştur.
Sonuç olarak; 2026/347 sayılı ilke kararı, aydınlatma yükümlülüğü ve açık rıza mekanizmalarının sınırlarını net olarak çizmesi, kavram kargaşasını gidermesi ve "iyi/kötü uygulama örnekleri" ile somut yol göstermesi nedeniyle tüm veri sorumluları tarafından titizlikle dikkate alınmalıdır.
Yayınlara dön